Prof. Dr. Yasemin Işıktaç Armağanı Takdim Töreni Programı Düzenlendi
“Prof. Dr. Yasemin Işıktaç Armağanı Takdim Töreni Programı” 2 Haziran 2022 tarihinde İstanbul Üniversitesi Rektörlük Binası Doktora Salonu’nda gerçekleştirildi.
Programa, İÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak, İÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Recep Güloğlu, İÜ Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ömer Ekmekçi, İÜ Hukuk Fakültesi Hukuk Felsefesi ve Sosyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Tevfik Özcan, İÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Yasemin Işıktaç ve İÜ Hukuk Fakültesi Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi – Armağan Editörü Doç. Dr. Sercan Gürler katıldı.
“Hukuk, Adalete Yönelmiş Bir Toplumsal Yaşama Düzenidir”
Konuşmasına, programdaki katılımcılara teşekkür ederek başlayan Doç. Dr. Sercan Gürler, hazırlanan armağan kitabının imece işi olduğunu ve en az kendisi kadar birçok insanın katkısı olduğunu söyledi. Kitap ile ilgili bilgiler veren Doç. Dr. Gürler, "Hocamızın hocası Prof. Dr. Vecdi Aral'dan miras kaldığı ve kendisine ilke bellediği, her fırsatta her platformda vurguladığı hocamızın ve öğrencilerine adeta isimleri gibi ezberlettiği bir hukuk tanımı var. Bu hukuk tanımı aynı zamanda bizim armağanımızın başlığına da ilham kaynağı oldu. Hukuk, adalete yönelmiş bir toplumsal yaşama düzenidir. Biz de bu tanıma uygun olması amacıyla armağanın içindekiler kısmını mümkün mertebe en geniş kapsamda yazmaya çalıştık” şeklinde konuştu. Prof. Dr. Yasemin Işıktaç’tan bahsederken Doç. Dr. Gürler, “Hocanın en önemli özelliği, bizim bir kararsızlık anımızda tereddüt olduğumuz durumlarda hemen bunu fark eder ve bizim için hayırlı olan neyse onu bizim için ister, bunu hayata geçirir. Hocalığınız, rehberliğiniz, bilginiz ve görgünüz ama en önemlisi insanlığınız için çok teşekkür ediyorum” dedi ve konuşmasını tamamladı. Doç. Dr. Sercan Gürler’in ardından Prof. Dr. Mehmet Tevfik Özcan kürsüye çıktı.
Armağan töreninde konuşan Prof. Dr. Özcan, Prof. Dr. Yasemin Işıktaç’ın uzun bir emeğin arkasından hak ettiği bir armağanı kendisine tatmin etmekten ötürü gurur duyduğunu ve kendisini kutladığını söyledi. Meslektaş olarak güzel ilişkiler sürdürdüğünü belirten Prof. Dr. Özcan, “Onunla meslektaş olarak aynı alanda çalışan insanların iletişimi düzeyinde hiçbir eksikliğimiz olmadı. Hâlâ çok kaliteli bir meslektaş ilişkisi sürdürmekteyiz. Prof. Dr. Yasemin Işıktaç Hoca her alana destek olmaya çalışmıştır. Kendisine tebriklerimi sunuyorum, devam eden akademik hayatının başarıyla sürdürmesini diliyorum” dedi ve konuşmasını tamamladı.
“Tüm Ruhuyla İÜ Hukuk Fakülteli Olan Bir İnsan”
Prof. Dr. Mehmet Tevfik Özcan’ndan sonra kürsüyü devralan Prof. Dr. Ömer Ekmekçi, tüm ruhuyla İÜ Hukuk Fakülteli olmak denildiğinde Prof. Dr. Yasemin Işıktaç’ın akıllarda yer ettiğini söyledi. Prof. Dr. Yasemin Işıktaç’tan bahsederken Prof. Dr. Ekmekçi, “Ben sizin şimdiye kadar hiç kimseyle kavga ettiğinizi görmedim. Yüzünüzün gülmediğini görmedim. Hiç sesinizi yükselttiğinizi görmedim, duymadım. Ben birinin sizden şikayet ettiğini görmedim. Ben sizin birinin dedikodusunu yaptığınızı duymadım. Hiç tanık olmadım. Ben sizin hiçbir asistanınızın sizden zulüm gördüğünü veya elinden tutmadığınızı görmedim. Nerede böyle bir adalet lafı geçse, aklıma hep siz gelirsiniz. Anaç lafını duyduğumda aklıma ilk siz geliyorsunuz. Tüm ruhuyla İÜ Hukuk Fakülteli olmak deyince aklıma siz geliyorsunuz. Görevden kaçmamak deyince aklıma siz geliyorsunuz. Eminim ki sizin zorunlu emekliliğinize kadar da bu böyle devam edecek. Eş olarak, anne olarak, babaanne olarak sevdiklerinizle birlikte sizlere uzun ömürler diliyorum. Sizinle aynı dönemde görev yapmış ve sizi tanımış olmanın gururuyla ve varlığınıza olan şükranlarımla saygılar sunuyorum. Mensubu olmakla bizim her gün onur duyduğumuz, bizim varlığımızın sebebi fakültemizde daha nice yıllar beraber olmayı ümit ediyorum. Saygılar sunuyorum” dedi ve konuşmasını tamamladı.
“Biz Konuştuğumuz Her Yerde İÜ Bir Ailedir Diyoruz”
Kürsüyü devralan Prof. Dr. Mahmut Ak, İÜ’nün bir aile olduğunu vurgulayarak konuşmasına başladı. İÜ Tarih Bölümü’ne girdiği 1983 yılını anlatırken Prof. Dr. Ak, “Kendi açımdan düşündüğüm zaman ben de tarih bölümüne 1983 yılında girdim. Girdiğim ilk andan itibaren hocaların etrafında bizim hocalarımızın bir kısmı, Yasemin Hocam gibi anaç ve güleç değillerdi. Zor hocalardı, zor beğenen insanlardı. Bu koşuşturmaların ne olduğunu en iyi bizler biliriz. O vesileyle bu gibi programlar ve çalışmalar çok değerli” dedi. Sosyal Bilimler Enstitü Müdürlüğü’nün zor bir meslek olduğundan bahseden Prof. Dr. Ak, “Hocamla ilgili ben kendi adıma da söyleyeyim, benim de önceki görevlerim Sosyal Bilimler Enstitüsü müdürlüğünde geçti. 10 fakültenin ve fakülte kadar büyük lisansüstü eğitimlerin sürdürüldüğü bir yapıyı konuşuyoruz. İnsanların birbirleriyle branş farkından dolayı çok temas etmediği, dolayısıyla birbirlerini yakından tanımadığı fakat aynı yerden hizmet almak durumunda olduğu, sınırlı personelle insanların memnuniyetini artıracak bir hizmet sunma zorunluluğu var. Zor bir iş. Bu ağır yükü kim taşıyabilir diye düşündüğümüzde, bize aslında hükümet gibi bir kadın lazım. Hükümetin temsil yönünü yaşayan ama sert tarafını hissettirmeyen ve bugün de söylendiği gibi anaç ama kararlı tutumunu temsil eden bir hocamız olsun istedik. Yasemin Hocam sağ olsun bunu kabul etti ve hâlen yüksek bir temsiliyetle bu görevini sürdürüyor. Kendisine şükranlarımızı ve hürmetlerimizi arz ediyoruz. Böyle bir bireye sahip aile üyelerini de yürekten kutluyoruz. Sağ olun var olun hocam” diyerek konuşmasını tamamladı.
İÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak’ın konuşmasının ardından Prof. Dr. Yasemin Işıktaç’a armağan takdim edildi.
Programın devamında Prof. Dr. Yasemin Işıktaç’a tebrik ve teşekkür konuşmalarının bulunduğu video teşekkür konuşması gösterildi. Videolu teşekkür gösteriminden sonra Prof. Dr. Yasemin Işıktaç’ın eşi Muhip Şeyda Işıktaç ve oğlu Can Işıktaç teşekkür konuşmalarını yaptı. Ardından kürsüyü Prof. Dr. Yasemin Işıktaç devraldı.
“Sizlerin Huzurunda Olmak Beni Duygulandırıyor”
Teşekkür konuşmasını yapmak üzere kürsüye çıkan Prof. Dr. Yasemin Işıktaç, çok güzel insanlar biriktirdiğini ve son derece mutlu olduğunu vurguladı. Armağanın büyük çabalar sonucu ortaya çıktığını ve armağanın editörü Doç. Dr. Sercan Gürler’in uzun uğraşlar verdiğini söyleyen Prof. Dr. Işıktaç, “Armağanın ardında çok güçlü bir ekip var; elbette ki sürecin tamamını götüren sevgili Sercan Gürler ve yayın kurulundan, bu çalışmanın içerisinde makalelerini yayınlamış olanlar. Mesela bir ismi özel olarak anmak istiyorum, İoanna Kuçuradi Hoca. Bence dünyanın da seçkin felsefecilerinden birisi. Armağanda bir makalesini yayımlamış durumda. Bu armağanı çok büyük ve değerli buldum. Bugün burada toplanan herkese çok teşekkür ediyorum. Var olun diyorum” dedi ve konuşmasını tamamladı.
Prof. Dr. Yasemin Işıktaç’ın konuşmasının ardından program sona erdi.
Haber: Meriç Cintosun
Fotoğraf: Başar Uzun, Didem Mente
İÜ Kurumsal İletişim Koordinatörlüğü
Öne Çıkan Haberler
İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Akademik Kurul Toplantısı Gerçekleştirildi
Usta Eller-Genç Beyinler İş Birliği Projesi Sergisi Gerçekleştirildi
“Kırmızı Sergi” Sanatseverlerle Buluştu
EARMA’nın COVID-19 Sonrası İlk Yüz Yüze Konferansı Oslo’da Gerçekleştirildi
“Fatih Dönemi Kültür ve Sanat Ortamı” Programı Gerçekleştirildi
II. Uzay Ekonomisi, Uzay Hukuku ve Uzay Bilimleri Sempozyumu Gerçekleştirildi